Image Hosted by ImageShack.us
Köle Çanı Meydanı - ensar - Blogcu



td.leftside { background:

; padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background:

; padding:10px; border: 3px dashed #009966; border-left: 3px dashed #009966; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 25pt; color: 00F; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 13pt; color: F0F; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #AAAAAA; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #0000ff; } a:visited { color: #0000ff; } a:hover { color: #0000ff; }

ensar

25/6/2007 - Köle Çanı Meydanı

Kenya’da iki Türk, Kenyatta Üniversitesi’nin İngiliz Edebiyatı bölümünün ilk öğrencileriydi. Ve onlardan başka beyaz yoktu bölümlerinde. Kenya’lı arkadaşları onlara çok soğuk davranıyorlardı. Çünkü...

Mombasa’nın ortasında bir meydan var. İsmi de “Köle Çanı Meydanı”. Çan çalındığı anda bütün köleler orada toplanıp önce sıkış tepiş bir mahzene dolduruluyor. Ölenleri bırakıp sağ olanları satmak için Avrupa’ya ve Amerika’ya götürüyorlardı.

Kenya’nın en önemli devlet üniverisitelerinden biri olan “Kenyatta Üniversitesi”nde Erkan Cüce ve Ahmet Bozdemir isimli iki Türk öğrencinin başlarından geçen bir hadiseyi bu münasebetle aktarmak istiyorum... Onlar, başlarından geçenleri şöyle anlattılar:

“Biz ‘Kenyatta Üniversitesi’nin İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okuyan ilk beyaz öğrencileriyiz. Üniversiteye ilk başladığımız yıl Afrikalı kardeşler bizlere karşı çok soğuk davranıyorlardı. Selamlarımızı dahi almıyorlardı. Artık o kadar üzülmüştük ki, neden Kenyalı kardeşler bizlerin selamını almıyor ve neden yanımızdan geçerken kaşlarını çatarak geçiyorlar, en azından sınıf arkadaşlarımız keşke böyle davranmasalar, diye serzenişte bulunuyorduk. Hatta bize o soğuk tavırlarıyla “Siz buraya niçin geldiniz?” diye soranlar dahi olmuştu.

Birinci sınıfın ikinci döneminin sonlarına doğruydu. 100-150 kişilik bir amfide edebiyat dersine girmiştik. Doktor Dege isimli hocamız, Afrika edebiyatını anlatıyordu. Beyaz adamın, Afrikalı kardeşleri nasıl ikinci sınıf insanlar olarak gördüklerini, yapılan zulümleri, nasıl sömürdüklerini anlatmaya başladı. Anlatırken de ağlıyordu. Ama dikkatimizi çeken bir husus oldu. Bunları anlatırken ‘İngiliz, Fransız, Alman’ diye bahsetmiyordu. Bu zulümleri yapan “Beyaz Adam’dı” diyerek bahsediyordu. Sınıftaki tek beyazlar bizlerdik. Ben şöyle bir sınıfa baktım. Sınıfın da çok etkilenmiş olduğunu gördüm. ‘Beyaz Adam’ dedikçe ben ve arkadaşım birden renk değiştirdik. Birbirimizle ne yapsak da bu durumdan kurtulsak diye fısıldaşmaya başladık. Artık bizimle hiç konuşmazlar herhalde diye düşündük bir an. Sandalyelerimizden aşağıya doğru kaydık. En önde oturuyorduk, cesaretimizi toplayıp ayağa kalktık ve “Hocam bir şey arz etmek istiyoruz. Bu anlattığınız şeylerin bazı milletler tarafından yapıldığı doğrudur; fakat biz Türkler de beyazız. Biz tarihimiz boyunca ne hiçbir milleti sömürdük ne de hiçbir millet tarafından sömürüldük.” dedim. Hocamız, “Zaten ben de o konuya değinecektim. Dersimizin bir bölümünde Osmanlı’nın Kenya’ya yaptığı yardımdan bahsedecektim. Evet, Türkler hiç zulmetmediler. Osmanlı, şimdiki süper güçlerin yaptığı gibi değil, tam 600 yıl dünyayı adaletle yönetti. Ben Avrupa’yı gezdiğimde Türklerin çok çalışkan bir millet olduğunu gördüm. Onlar bizleri Avrupalıların ikinci sınıf insan olarak gördüğü gibi değil eşit olarak görüyorlar. Hatta Osmanlılar, Kenya’nın yardım istemesi üzerine gelip Portekizlilere karşı savaştılar. Şimdi ayağa kalkıp arkadaşlarınızı alkışlamanızı istiyorum.” dedi. Bütün sınıf ayağa kalkıp bizi alkışlamaya başladı. Artık sandalyelerimizde düzgünce oturabiliyorduk. Ders bittiğinde bir grup öğrenci etrafımızı çevirdi. Yüzde doksanı Hıristiyan’dı. Bize “Siz Müslüman’sınız, demek ki sizin o arkadaşça davranışlarınız art niyetinizden değil, sizin Müslümanlığınızdan kaynaklanıyormuş. Kusura bakmayın, özür dileriz.” dediler. O günden sonra arkadaşlarımızla aramız düzeldi ve çok güzel arkadaşlıklar kurduk.”

 

                                        

Abdullah Aymaz
Ailem Dergisi

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-09-26 11:02:27 - s.a kardeşim:))

Yazan igra
S.a kardeşim nasılsın iyimisin yeni forum sayfamdada desteğini beklerim .Amacımız bildiklerimizi paylaşmak üyelik ücretsiz

http://igra.mam9.com/
Bağlantı

2007-09-20 18:21:42 - acılan sitemize bekleriz

Yazan hamd
kardesim yeni acılan sitemiize bekleriz www.takvaonline.com uye olup paylasımda bulunmanız bizi memnun edecektir.... hayırlı iftarlar
Bağlantı

2007-07-17 14:14:12 - Selamün Aleyküm

Yazan cansofi
Allah c.c şu mübarek günleri hepimize hayırlı etsin maneviyatından istifade etmeyi nasip etsin, duada unutmayın inş. selametle...
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Son Yazılar

Hoşçakalın...
Yetimlerin Duası
Bangladeş'in imdat çığlığına Türkiye'den yardım
Bir Parça Ekmek
Bir Hadis
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Hz. Ömer(radiyallahu anh)'in Hesabı
Otobüs Yandı, Tek Kur'an-ı Kerim Yanmadı
Bir Ezberi Bozmak
Başlıksız
Ahh memleketim...
RAMAZAN’DA OKUNACAK YASİNLER
Vakıa Sûresi’ni Her Gece Okuyan Fakirlik Çekmez
Köle Çanı Meydanı
HATAYI TASHİHTE EN GÜZEL METOD
BABAMIN YAPTIĞI GİBİ
Erkek, eşine neden ‘Seni seviyorum’ demez?
İbrahim Ethem ve Emir
Gürül Gürül Ezan Okunan Camiler
Canım Peygamberim
PEYGAMBERİMİZ'İN KIZI HZ. FATIMA'YA FAKİRLİĞE KARŞI ÖĞRE
Peygamberimiz Böyle Güvenirdi
Büyük Velî Tayfur Hazretleri’nin Annesine Vefası
Kadın Niçin Alışveriş Hastası Olur?
Başlıksız

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler